Çin ve Afrika ülkeleri, diplomatik ilişkilerinin 70. yıl dönümünü kutlarken, stratejik iş birliğini “Kuşak ve Yol” projeleri ve rekor kıran ticaret hacmiyle derinleştiriyor. Bu iş birliği, iki tarafın ortak modernleşme vizyonunu ön plana çıkarıyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin karşılıklı mesajlarıyla vurgulanan iş birliği, tarihsel bağımsızlık mücadelelerinden günümüzün dinamik ekonomik ortaklığına evrildi. 1950’lerde başlayan ve 1971’de Çin’in Birleşmiş Milletler’deki temsil hakkının iadesiyle pekişen karşılıklı güven, günümüzde Çin-Afrika İş Birliği Forumu (FOCAC) çatısı altında kurumsallaştı. 2024 yılındaki zirve ile ilişkiler, “ortak geleceğe sahip bir topluluk” düzeyine taşınırken, Çin, diplomatik ilişki bulunan tüm Afrika ülkelerine yönelik sıfır gümrük tarifesi uygulamasını devreye aldı.
Ekonomik İş Birliği ve Ticaret Rekoru
Siyasi güvenin sağladığı zemin, ekonomik verilerle de destekleniyor. Çin, üst üste 17 yıldır Afrika’nın en büyük ticaret ortağı konumunu sürdürüyor. Çin Gümrük Genel İdaresi verilerine göre, 2025 yılında yüzde 17,7 artışla 348 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmi, 2026 yılının ilk çeyreğinde de yükselişini sürdürerek yaklaşık 92,2 milyar dolarlık bir seviyeye ulaştı.
“Çin ile Afrika arasındaki dayanışma, gelişmekte olan ülkeleri uluslararası kuralların pasif katılımcılarından, aktif şekillendiricilerine dönüştürmeye yardımcı oluyor.” — Humphrey Moshi, Tanzanyalı Ekonomist
Modernleşme ve İnsan Kaynağına Yatırım
“Kuşak ve Yol Girişimi” kapsamında inşa edilen Tazara Demir Yolu ve Mombasa-Nairobi Standart Hat Demiryolu gibi altyapı projeleri, kıtanın bağlantısallığını artırarak lojistik darboğazların aşılmasına katkı sağlıyor. Çin, imalat ve yeşil enerji sektörlerinde teknoloji transferini teşvik ederek Afrika’nın modernleşme sürecine destek oluyor.
Eğitim alanında da iş birliği devam ediyor. Haziran 2025 itibarıyla kıtada kurulan 17 “Luban Atölyesi” ve 114 yükseköğretim kurumunu kapsayan üniversite iş birliği programları, on binlerce Afrikalı uzmanın mesleki yetkinlik kazanmasını sağlıyor. Bu yaklaşımın, Afrika’nın dışa bağımlılığını azaltarak kendi kendine yeten bir ekonomik yapı inşa etme hedefine doğrudan katkı sağladığı belirtiliyor.

