Avrupa merkezli üç çevre sivil toplum kuruluşu, yapışmaz tava üretiminde kullanılan PFAS kimyasallarının tasfiyesi talebiyle Tefal markasının çatı şirketi Groupe SEB’e resmi ihtarname göndererek, kurumsal özen yükümlülüğü mevzuatı kapsamında üretimden kademeli çıkış takvimini açıklaması için 3 aylık yasal süre tanıdı.
Euronews kaynaklı hukuki süreçte sivil toplum kuruluşları, Fransız üreticinin Fransa’daki kurumsal özen yükümlülüğü ve sosyal sorumluluk yasal çerçevesini ihlal ettiğini ileri sürdü. Şirkete iletilen resmi bildirim kapsamında kamuya açık bir takvim belirlenmemesi halinde uyuşmazlığın doğrudan mahkemeye taşınacağı aktarıldı. İhtarnamenin merkezinde, teflon olarak adlandırılan ve yapışmaz yüzey kaplamalarında yaygın biçimde tercih edilen sentetik polimer politetrafloroetilen (PTFE) yer alıyor.
PTFE maddesi doğrudan kanserojen grubunda değerlendirilmezken, risk değerlendirmelerinin ürün yaşam döngüsünün bütününe odaklanması gerektiği kaydedildi. Norveç Bilim Üniversitesi bünyesinde çevre kimyası alanında çalışan Prof. Dr. Hans Peter Arp sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
malzemenin pişirme esnasında stabil kalabildiğini ancak fabrika üretim aşamasında ve kullanım sonrası çöp sahalarında yakılması sürecinde açığa çıkan toksik kalıntıların toprak ve yer altı sularında kalıcı kirlilik yarattığını ifade etti.
Gelişmeler karşısında Groupe SEB, resmi evrakların incelendiğini ve yasal zeminde geri dönüş yapılacağını açıkladı. İmalat süreçlerinin ulusal regülasyonlar ile Avrupa Birliği mevzuatına eksiksiz uyduğunu savunan şirket hakkında, ürünlerin ekolojik etkilerine dair yanıltıcı ticari uygulamalar yürüttüğü iddiasıyla 2025 yılı içerisinde de davalar açılmıştı.
Avrupa Birliği’nin PFAS kullanımını sınırlandırmaya yönelik yasal düzenleme paketini tartıştığı aşamada gelen ihtarname, sanayi ile regülasyon organları arasındaki ayrışmayı derinleştiriyor. Avrupa Kimyasallar Ajansı bileşenlerin risklerine işaret ederken, kimya sektörü Brüksel nezdinde muafiyet arayışını koruyor. Avrupa genelinde 23 bini aşkın noktada kalıcı kirliliğe neden olduğu saptanan bileşikler yerine, çevre örgütleri dökme demir ve paslanmaz çelik alternatiflerine geçiş talep ediyor.
