Kıymetli metaller, tırmanan petrol maliyetleri, ABD dolarındaki güçlenme, sıkı para politikasının süreceği beklentisi ve makroekonomik büyüme kaygıları nedeniyle iki aydır negatif ayrışıyor. Orta Doğu’daki çatışma ortamının tetiklediği dalgalanmalar neticesinde ons altın 3 bin 876 dolara, gümüş ise 49,1 dolara geriledi.
Yıl başında 4 bin 313 dolardan işlem gören ons altın, ocakta 5 bin 600 dolar ile zirve yapmasının ardından yönünü aşağı çevirdi. Şubattaki yüzde 8,5’lik yükseliş yerini martta yüzde 11,32’lik daralmaya bırakarak 2008 krizinden bu yana görülen en sert aylık çekilmeyi kaydetti. İlk yarıyı yüzde 7,1 düşüşle kapatan altın, yaz aylarındaki toparlanmanın ardından eylülde yüzde 6,6, ekimde ise yüzde 6,8 değer kaybederek temmuzdan sonra ilk kez 4 bin dolar eşiğinin altına indi.
Benzer bir geri çekilme endüstriyel niteliği yüksek grupta da izlendi. Ocakta 121,7 dolara çıkarak rekor kıran ons gümüş, ekim ayındaki yüzde 18,8’lik kayıpla 49,1 dolara inerek Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 50 doların altına geriledi. Yıla 2 bin 54 dolardan başlayan platin ekimi yüzde 16,2 düşüşle 1434 dolardan kapatırken, paladyum ise ekimdeki yüzde 19,1’lik gerilemeyle Haziran 2025’ten bu yana ilk defa 1000 dolar seviyesinin altını gördü.
Emtia Piyasalarında Yüksek Faiz ve Likidite Baskısı
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yüksek enerji fiyatlarının kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Ergezen, faiz dinamikleri ve nakit talebine ilişkin olarak konuştu:
“Enflasyon beklentileri artınca faizlerde yukarı yönlü seyir görüyoruz. Böyle olunca da dolar endeksinin güçlü kaldığı ve ekonomik büyümede de yavaşlama gibi iki tane sonucumuz ortaya çıkıyor. Dolar endeksinin güçleniyor olması ve ekonomik büyümedeki yavaşlama, nakit ihtiyacını ve faizlere yönelmeyi beraberinde getiriyor. Yatırımcıların şu anda risksiz getiriye yani faizlere doğru yönelerek piyasalarda risk alınabilecek enstrümanlardan uzaklaştığını görüyoruz. Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli metaller de bu anlamda satış baskısına maruz kalıyor” dedi.
Merkez bankalarının rezerv alımlarına karşın kurumsal sermaye çıkışlarının altını baskıladığını belirten Ergezen, IMF ve Dünya Bankası’nın büyüme tahminlerini aşağı çekmesinin sanayi talebini etkilediğini vurguladı:
“Ekonomilerde büyüme yavaşlayacak veya önceki beklentilere göre daha düşük olacak. Bunun sonucunda da talep tarafında yavaşlama bekleniyor. Gümüş de altına göre daha fazla endüstriyel alanda kullanıldığı için gümüş talebinde de yavaşlama bekleniyor. Dolayısıyla burada gümüş fiyatlarında da düşüşün altına göre daha fazla olduğunu görüyoruz. Tam tersi burada eğer savaş sonlarında petrol fiyatları gerilerse gümüşün bu sefer altına göre daha güçlü yukarı yönlü performans gösterdiğini görebiliriz. Küresel büyümedeki yavaşlama endişeleri, platin ve paladyumda çok daha etkili oluyor” dedi.
Elektrikli araç dönüşümünün platin grubu metallerde yarattığı talep daralmasına ve arz fazlasına değinen Ergezen, toparlanma beklentilerine yönelik şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir miktar daha buradaki görüntünün olumsuz olduğunu söylememiz mümkün. Savaş biterse bir miktar yukarı yönlü tepki olacaktır ancak savaş bitse bile bir yükseliş trendi oluşmasını şimdilik beklemiyorum” ifadelerini kullandı.
